Mutlu Sogan ile sanat üzerine…

Mutlu Sugan ile Mutlu Sanat Odası hakkında

Merve Arkunlar – Ağustos 2010

Mutlu Sanat Odası’nın ilk günlerine tanık olan ya da bir yerden duymuş olanlarınız varsa hatırlayacaktır. O zaman apartman sakinleri dışında eş, dost ve mahallenin sanatla ilgilenenleri inip çıkarmış Ömer Bey Apartmanı’ının merdivenlerini. Yaz tatili sonunda okula dönen çocuklar gibi heyecanla… Kısa bir süre sonra merdiven çıkan-inenlerin sayısı katlanarak arttı. Erenköy’e Nişantaşı’ndan, Bebek’ten, Moda’dan, şehrin binbir köşesinden insanlar gelmeye başladı-ki ben de bu kervana dahilim. Mutlu Hanım bir sanat alanına sahip olmanın sorumluluğunu, ticari beklentiler ve ünün esamesinin okunmadığı bir kulvarda eğitime, ilgiye önem vererek ele alıyor; sanatı yaşam alanına, yaşam alanını sanata katıyor; hayatını bu doktrin ile yaşıyor. Kültürel ve sanatsal kalkınmanın şehirdeki en önemli isimlerinden biri. İlk Belkıs Soran`ın ‘Sanat Tarihi İç Gelişim” seminerleri ile başlayan seminerler dizisi zamanla gelenlerin talepleri üzerine artmış. Mutlu Hanım’ın küçücük alanına dahil ettiği seminerlerde bugün, içeri giren herkes sanat tarihi, edebiyat, müzik ve sinemanın konuşulduğu, öğrenildiği ve tartışıldığı bir yaşama ortak oluyor. Alanında uzman kişiler tarafından verilen bu seminerler, özellikle emeklileri-bir ömür boyunca çalışıp bu zamana kadar ancak vakit ayırabildikleri ölçüde dahil olabildikleri sanatsal yaşantının içinde istedikleri kadar salınabildikleri, sınırları zorlayabildikleri-bir rüyada yaşatıyor. Geziler düzenleyerek tarih dersini yerinde görerek sürdürüyor, edebiyat dersleri için kitap listeleri takip ediyor, klasik müzik seminerlerinde ders esnasında klasikleri dinlerken tartışıyor, iç gelişim seminerlerinde sanat ile yaşamı bir adım öteye taşıyorlar hayatlarında. Mutlu Hanım alanın hem sahibi, hem de bu derslerin herbirinin öğrencisi. Sohbet esnasında “Yıllar içinde bu düzen hiç değişmedi. Şu anda ben dahil 22 yıllık birçok öğrencilerimiz var” diye de ekliyor kendisi.

Mutlu Sanat Odası seminerlerinin yanı sıra bir galeri olarak bir sürü yeni isim keşfetti. Akın Yıldırım, Botasun, Berna Erkün bunlardan birkaçı. Yeni isimlerin çıkması için galerilere, insiyatiflere büyük ölçüde iş düştüğünü düşünüyor Mutlu Hanım. Bu konudaki çabaları ise oldukça yetersiz buluyor.

Bundan yıllar önce Belkıs Soran ile birlikte hazırladıkları bültenler-fanzin- ile sanat okuyucularına yeni isimleri tanıtmaya, ilgilenenleri sanatın her alanından haberdar etmeye adadılar kendilerini. Bu bültenden bahsederken İsmail Acar’ın bugünkü ününe kavuşmadığı zamanlarda bu bülten için yapılan röportajı hatırlıyor Mutlu Hanım. “Daha ne isimler, ne konular var, o bültenleri şimdi çıkarsam şehrin bugünkü sanat ortamına nefesiyle renk katan isimlerin ilk dönemlerini izlemeniz, şehrin sanat yaşantısının ne şekilde ne yönde değiştiğine tanık olmanız mümkün olur.” İmece usülü geliştirilmiş bir ansiklopedi gibi bahsettiği bu bültenleri açılışlarda, sergileri görmeye gelenlere dağıtırlarmış. Şimdi piyasada o dönemlerde olmadığı kadar sanat hakkında yazıp çizen var ama bu bültenler yok. Keşke olsa…

Mutlu Sanat Odası bugün seminerlerine, sergilerine kaldığı yerden devam ediyor. En son sergisini duymuş olmanız muhtemel. 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında 22 yıldır İstanbul sanat sahnesinde önemli yer edinen bir galeri olarak üzerine düşeni sanatı kültür başkentinde sokağa taşırarak yapıyor. ‘Sokağa Açılan Sanat Pencereleri’ sergisi şehirde galeriye girmeye korkanları sokakta sanat ile buluşturuyor, mahallenin simasına renk katıyor. Sergi kapsamında İstanbul izlenimlerini aktaran sanatçılar; Ahmet Özel, Nur Günen, Orhan Benli, Akın Yıldırım, Raziye Kubat, Erol Deneç, Tayfun Sanlıman, Güngör İblikçi, Umut Demirgüç, Leyla Sabah, Zerrin Kehnemuyi, Mehmet İleri ve Zeynep Sarıoğlu. Sergi eylül ortasına kadar takip edilebilir. Yeni sezon seminerleri ise Ekim ortası gibi başlayacak. Her konu başlığına haftanın bir gün ayrılıyor. Seminerler günün farklı saatlerinde başlıyor. Sanatın her alanına ilgi duyan, gördükleri seminerlerle hayata karşı farklı bir bakış açısı kazanan biri olmaya vaktiniz ve niyetiniz olursa, bu şehri bir başka yaşamak için yolunuzu Mutlu Sanat Odası’na düşürün. Sergi programını yakından takip edin. Sanat üzerine, hayat üzerine sohbet edebileceğiniz açılışlarında orada olun.

röportajın tamamına burada ya da Timeout İstanbul dergisinin yeni sayısında bulabilirsiniz…

Reklamlar
This entry was published on Eylül 3, 2010 at 2:00 pm. It’s filed under kültür sanat and tagged , , , . Bookmark the permalink. Follow any comments here with the RSS feed for this post.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: