sınırları aş da gel…

Garanti’nin yeni kültür oluşumu SALT, daha kapılarını açmadan logosu, adı ve manifestosuyla dikkatleri celbetti bile… ilk serginin hazırlıkları harıl harıl sürerken biz bir başka iddiasıyla ilgilenelim…

SALT’ın kurumsal kimliği New Yorklu ajans Project Projects imzasını taşıyor… logoda kullanılan “Kraliçe” isimli font Berlin tasarım ofisi 123buero‘nun kurucusu Timo Gaessner’a ait, bu logonun tamamlayıcısı olarak kurumsal yazışmalarda ise Kris Sowersby‘nin oluşturduğu “Tiempos” fontu kullanılıyor… Bu konuda aklımıza takılan; birçok kurumun kurumsal kimlik  ve logo oluşturmak konusunda ilk adreslerinin hep yurtdışı olması… project projects amerika’da sanat ve mimari alanında faaliyet gösteren bir tasarım ajansı. müşterileri arasında moma, berkeley art museum ve guggenheim museum gibi önemli kurumlar bulunuyor…

bu noktada; Türkiye’de kurumsal kimlik oluşturabilecek ya da tipografik çalışmalar yapan tasarımcılarımız yok mu? sorusu akla geliyor. galeri ve müzelerin sayısının artmasıyla kurumsal kimlik+logolarından, sergi ile sergi kataloğu tasarımına, tasarıma uygun baskıdan (dijital ya da serigraf baskı) sergilerin kurulmasına kadar her alanda artık bu işin uzmanları belirlenmiş durumda… birçok sergi ve düzenlemesinde aynı imzaları görüyoruz… diyeceğimiz o ki; kültür sanat Türkiye’de ciddi ciddi büyük bir sektör haline gelmiş durumda… ve yaratıcılık konusunda da hala çok bakir bir alan… bu konuda kafa patlatan ve çalışanların sayısı da az değil. ama tabi bu demek oluyor ki çıtayı biraz yükseltmek gerek… basit çözümler yerine yaratıcı ve sınırsız çağdaş yaratının önünün açılması gerekiyor… yeni isimlerin, yeni tasarımların klişeler arasında sıkışmasına engel olunmalı…

SALT’ın bir diğer iddiası da; logosunda sürekli bir değişimi vaadetmesi… şöyle ki; her yıl üç tasarımcı bizzat İstanbul’a gelerek, kurumsal kimliğe; görsel ve kavramsal müdahalelerde bulunacak. isminin her harfinde yapılacak bu değişimler grafik tasarım bir tartışma platformu oluşturularak ele alınacak… Böylece kurum kendi kurumsalından yola çıkarak grafik tasarım alanında bir buluşma mekanı olmayı sürekliliğini sağlamayı hedefliyor.

yurtdışında yaptırılan kurumsal kimliklerin en önemli sonucu; kurumun özellikle uygulama işlerinde sorunlara neden olması… çünkü her projede ya da en ufak bir konuda bile zırt pırt yurtdışına sorulması ya da bir çalışma yapılması istenemeyeceğinden uygulama için yerel bir ajans seçiliyor. tabi bu durumda kurumsal kimliğin tutarlılığı veya devamlılığı konusunda ciddi bir karmaşa başlıyor… bir süre sonra da zaten ufak tefek müdahalelerle esastan bir güzel uzaklaşılıyor… değişiklikler yapana yapışıyor. ama iş esas olarak oluşturanın adıyla anılıyor.. geriye kalan; çorba olmuş bir kurumsal ve dağılmış bir kimlik…

kısacası; SALT’ın marka kimliği oluşturmak konusunda oldukça cesaret isteyen bu açılımı kimsenin kolaylıkla göze alamayacağı bir durum… SALT sanatseverlere yeni heyecanlar yaşatma konusunda iddialı… Bu iddianın, kültür-sanat alanında başka ciddi ve cesur adımları tetiklemesini bekliyoruz… en önemlisi de tabii yaratıcılık adına herkesin kalıplarını biraz daha aşması gerektiğini söylemeden geçemiyeceğiz…

Reklamlar
This entry was published on Nisan 5, 2011 at 1:13 pm. It’s filed under güncel, kültür sanat, tasarım and tagged , , , , , , , , . Bookmark the permalink. Follow any comments here with the RSS feed for this post.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: